Home İş DünyasıZamanı Bükmek: Bankacılık; 3 Üniversite ve Aile Hayatını Dengeleme Stratejilerim

Zamanı Bükmek: Bankacılık; 3 Üniversite ve Aile Hayatını Dengeleme Stratejilerim

by admin
0 comments

Giriş: “Nasıl Vakit Buluyorsun?” Sorusu

Çevremden en sık duyduğum soru bu: “Hem tam zamanlı bankacılık, hem 3 farklı üniversite, hem evlisin, bir de 5 yaşında bir oğlun (Arda) var… Sen nasıl vakit buluyorsun?”

Cevabım genelde dürüst oluyor: “Vakit bulmuyorum. Vakit yaratıyorum.”

Çoğumuz 24 saatin yetmediğinden şikayet ederiz. Ama gerçek şu ki, sorunumuz zamanın azlığı değil, onu nasıl kullandığımızla ilgili. Benim için bu dengeyi kurmak bir lüks değil, “Limitless (Limitsiz)” adını verdiğim kişisel projemin, yani potansiyelimi keşfetme yolculuğumun temel direği.

banner

Sabah 8 akşam 7 bankacıyım.  Sabahın erken saatlerinde Sosyoloji‘nin toplumsal yapılarını, Görsel Sanatlar‘ın estetiğini ve Egzersiz Bilimleri‘nin insan bedeninin sınırlarını inceliyorum. Ve günün sonunda, en önemli rolüm olan “baba” kimliğimle oğlumun kahkahalarına ortak oluyorum.

Peki bu kaosu nasıl bir düzene sokuyorum? Sihirli bir değneğim yok. Sadece acımasızca uyguladığım bazı sistemlerim var. İşte benim zamanı “bükme” stratejilerim.

Strateji 2: Sinerji Yaratmak (1+1+1 = 5)

Eğer 3 üniversiteyi, bankacılığı ve aile hayatını 5 ayrı parça olarak yönetmeye çalışsaydım, çoktan tükenmiştim. Kuralım basit: “Böl ve yönet” değil, “Birleştir ve yönet.”

  • Nasıl Çalışıyor?
    • Egzersiz Bilimi‘nde öğrendiklerim, masa başı işim olan bankacılıktaki fiziksel sağlığımı korumamı sağlıyor.
    • Sosyoloji, bankadaki insan ilişkilerimi ve toplumun seyahat alışkanlıklarını (blog yazılarım!) anlamamı sağlıyor.
    • Görsel Sanatlar, çektiğim fotoğrafları ve videoları bir hobi olmaktan çıkarıp, estetik bir bakış açısıyla “Keşif” kategorime içerik üretmemi sağlıyor.
  • Yani, ders çalışmak “ek bir yük” değil, mevcut hayatımı “daha iyi hale getiren” bir araç oluyor. Üniversiteler birbiriyle ve hayatımla konuşuyor.

Strateji 3: Enerji Yönetimi > Zaman Yönetimi

Bu, Egzersiz Bilimleri’nden öğrendiğim en kritik ders. Gün içinde 2 saatiniz olabilir, ama enerjiniz “0” ise o 2 saat çöp olur.

  • Uygulamam:
    • Zihinsel Enerji: En zorlu derslerim (örn: karmaşık bir sosyoloji teorisi) için en zinde olduğum anları, yani sabahın erken saatlerini ayırırım.
    • Fiziksel Enerji: Gün ortasında veya akşam iş çıkışı yaptığım kısa ama yoğun egzersizler, “beyin sisini” dağıtır. Ancak buradaki en kilit nokta beyin sisine neden olan beslenmeden kaçınmak egzersiz kadar önemlidir.
    • Duygusal Enerji: Oğlum Arda ile geçirdiğim zaman “kayıp” zaman değildir. Bu, benim duygusal “şarj” zamanımdır… (Stratejinin geri kalanı aynı)

Strateji 4: “İkinci Beyin” ve Dijital Minimalizm

Bir bankacının ajandası nettir. Ancak ajanda sadece ne zaman yapacağınızı söyler, neyi yapacağınızı ve bilgiyi nerede bulacağınızı söylemez.

  • “İkinci Beyin” (Second Brain): 3 üniversiteden gelen bilgiyi, aklımdaki blog fikirlerini ve bankadaki notlarımı havada tutamam. Notion (veya hangi aracı kullanıyorsanız) gibi bir dijital sistem kullanarak her şeyi not alırım. Bu, beynimi “hatırlamakla” değil, “düşünmekle” meşgul olmaya serbest bırakır.
  • Dijital Minimalizm: “İkinci Beyin” bir veri çöplüğü olmamalı. Sadece işime yarayacak, hedeflerimle ilgili bilgileri depolarım. Geri kalan her şey acımasızca silinir.

Strateji 5: “The Minder” (Zihin Yöneticisi) ve Bloklama Sistemi

Sistemi kurmak yetmez, sistemi yürütecek bir “Yönetici”ye ihtiyacınız var. Benim için bu, “The Minder” (Zihin Yöneticisi) adını verdiğim zihinsel modeldir.

  • “The Minder” Nedir? Açılımı İngilizce olarak M.I.N.D.E.R. My Internal Neural Decision & Evaluation Responder Türkçe’siyle “İçsel Nöral Karar ve Değerlendirme Yanıtlayıcım”.  “The Minder”, benim duygusal, anlık tepki veren “ben”liğimin bir adım gerisinde duran; mantıklı, planlayıcı ve disiplinli “CEO ben”dir. O, duygulara değil, plana bakar. Şu ifadeyi muhakkak duymuş olmalısınız “Beynimdeki MAYMUN ve Beynimdeki CEO, İşte The Minder benim CEO’m.
  • Uygulamam (Zaman Bloklama):
    • Takvimim benim patronumdur, “The Minder” ise o takvimi hazırlayan ve uygulatan CEO’dur.
    • 04:00 – 07:30: Derin Çalışma
    • 07:30 – 08:30: Aile & Kahvaltı Zamanı
    • 09:00 – 19:00: Banka (Öğle aralarını Güç Uykusuna ayırarak)
    • 19:00 – 21:30: Aile & Akşam Yemeği & Arda’nın Zamanı
    • 21:30 – 22:15: Odaklı Çalışma (Hazırladığım çalışma metinlerinin tekrarı)
    • 22:30 sonrası: Koşulsuz UYKU saati. Tartışmaya açık değil.
    • Sabah 04:00’da yatak sıcakken duygusal “ben”im “5 dakika daha” dediğinde, “The Minder” devreye girer ve “Kalk, planda bu yazıyor. Hedeflerin var.” der.
    • Akşam yorgunluktan kanepede uzanmak istediğimde, “The Minder” bana “Önce 45 dakika tekrar, sonra uyku komutunu verir.
  • “The Minder”, motivasyona güvenmez. O, sisteme ve disipline güvenir. “İkinci Beyin”in depoladığı bilgiyi, “Zaman Bloklama” takvimine yerleştiren ve uygulanmasını sağlayan bir irade yöneticisidir.

Sonuç: Zaman Bükülür, Yeter ki CEO Siz Olun

Gördüğünüz gibi, ben bir süper kahraman değilim. Sadece ne istediğini bilen ve bunun için sistemler kuran biriyim.

Zamanı bükmek, daha hızlı koşmak değil, hangi yöne koşacağını bilmektir. Bankacılık bana yapıyı, ailem bana “neden”i, üniversiteler “nasıl”ı, “The Minder” ise “irade”yi sağlıyor. Ve “Limitless(Limitsiz)” projem, tüm bunları birleştiren bir yapıştırıcı görevi görüyor.

Bu sistemin her günü mükemmel işlemiyor. Bazen Arda hasta oluyor, bazen bankada kriz çıkıyor, bazen duygusal “ben”im “The Minder”a isyan ediyor. Ve bu da sorun değil. Çünkü önemli olan mükemmel olmak değil, rotayı tekrar ayarlayıp, rotada kalmaktır.

Sizin “Zihin Yöneticiniz” (The Minder) ne kadar güçlü? Birden fazla şapkayı dengelemek için kullandığınız en etkili yöntem ne? Yorumlarda paylaşın, birbirimizden öğrenelim.

Kaynak:
Kişisel Deneyim
Fotoğraf 1; Fotoğraf 2; Fotoğraf 3

You may also like

Leave a Comment